Wild Wild Country, İnanç, Topluluk Psikolojisi ve Birey Olma Üzerine…

Birey olarak yaşam mücadelesi vermek ile bir topluluğa ait olarak yaşamını sürdürmek, biri ötekine değişilmeyecek subjektif bir olgu gibime geliyor.

Wild Wild Country belgesinde Osho lakaplı Bhagwan Shree Rajneesh isimli Hindistanlı dini liderin yaşamı ve hareketi inceleniyor.

Belgeseli izledikten sonra kapıldığım duygu net bir şekilde ifade edememe rağmen artıları kadar eksileri de var.

Hayat da öyle değil mi? Hep artı mı olması gerekiyor? Veya eksi olmadan artının bir anlamı var mı ki?

Satışta olan yüzlerce Osho kitabı olduğundan mevcut durumda bu tarikat insanların etinden sütünden faydalanabildiği kadar faydalanıyor. Bunun karşılığında ise insanlara bir tatmin duygusu veriyor. Nasıl bir tatmin? Bir topluluğa dahil olmanın mutluluğunu, güvenini ve psikolojik rahatlığını böyle bir ortamda bulunmamış ve hayat boyu bireyciliği ön planda tutmuş kişilerin anlayamacağını hatta bunu aşağılayıcı bir durum olarak görebileceğini düşünüyorum.

Sen neyin bilincindesinde ahkam kesiyorsun dayıoğlu diyenlere ise şu kısa ömrümde hem bireyci hem de grupçu olarak yaşadım, ikisinin de faydalı ve zararları yönleri var 🙂

Osho konusuna geri dönecek olursak söylemleri genel manada olumlu gibi görünüyor. Osho öldükten sonra bu işin kaymağını yemeye devam eden kadro ise sevgi, dostluk, kardeşlik eksenli genel insanlığa hitap edecek şekilde söylemlerini sürdürüyorlar.

Oregon eyaletinin Antelope bölgesinde kurulan komün ise muhteşem bir deney. Başarısızlıkla sonuçlansa bile denenmiş olması ve dünya tarihine giriş yapması önemli. Birçok insanın hayatına olumlu yansıması da olmuş olabilir. Sonuçta zorla olmadığı ve insanların kendi özgürce istekleri ile yaptıkları için benim için sorun yok. İnsanlara seçim şansı verilmesi ve istedikleri yolda başkasına zorbalık yapmadan yürümeleri konusunda imkan sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Topluma veya dinlere aykırı olan bazı hareketleri mutlaka var ve bu tepkilere sebep oluyor.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum Yapın