:::: MENU ::::
Kişisel

Zahid Bizi Ta’n Eyleme – Muhyi

zahid bizi ta’n eyleme
hak ismin okur dilimiz
sakın efsane söyleme
hazret’e varır yolumuz

sayılmayız parmağ ile
tükenmeyiz kırmağ ile
taşramızdan sormağ ile
kimse bilmez ahvalimiz

erenler yolun güderiz
çekilip hakk’a gideriz
gaza-ı ekber ederiz
imam ali’dir ulumuz

erenlerin çoktur yolu
cümlesine dedik beli
gören bizi sanır deli
usludan yeğdir delimiz

tevhid eden deli olmaz
allah deyen mahrum kalmaz
her seher açılır solmaz
bahara erer gülümüz

muhyi sana olan himmet
aşık ise cana minnet
elif allah mim muhammed
kisvemizdir dalımız

Muhyi


KENDİNE İYİ BAK – Ali ÇINAR

KENDİNE İYİ BAK – Ali ÇINAR

Yan yana geçen geceler unutulup gider mi
Acılar birden biter mi
Bir bebek özleminde seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi
Dikenleri göğü deler mi
Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur.

İçimdeki fırtına, kör kurşunla diner mi
Kavgalar kansız biter mi
Bir mavzer çığlığında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi
Dostluklar birden biter mi
Bir kardeş selamında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur.


Prens – Niccolò Machiavelli

Rahip kitabını okurken, en hoşuma giden tespitin “Amr b. Âs’ın Makyavelli tarafından tanınsaydı bir üstad olarak kabul edileceği” görüşünden sonra uzun süredir duyduğum ama hakkında çok bilgi sahibi olmadığım Makyavelist düşünce ve Makyavelli’nin fikirlerini incelemek istedim. Bu doğrultuda en meşhur eseri olan Prens’i en kısa sürede edinmem gerektiğini aklıma yazdım, edindim ve okudum.

Niccolò Machiavelli’nin yazdığı Prens (Il Principe) kitabı Nevin YENİ tarafından çevrilmiş. Alfa yayınları tarafından basılan eserin 2.baskısını okudum.

Makyavelli girişte açık açık şunu ifade ederek konuya başlıyor. Beni bağlayan din, erdem, ahlak, vicdan gibi olgular yok. Benim bu eserde anlattığım şey bir prensin nasıl daha uzun süre iktidar kalması sağlanabilir. Benim analizlerimi iyi inceler, talihte sizden yana olursa hükumetiniz uzun sürer, aksi halde verdiğim bir çok örnekteki gibi tahtınız ve tacınız elinizden gider.

Makyavelli, Prens isimli eserini dönemin prenslerinden birisine hediye olarak göndermiştir. Bu hediyenin önsözünde ise “halkın tabiatını anlamak için prens, prensin tabiatını anlamak için halk olmak gerekir” sözüyle bu eseri yazmasının temel motivasyonunu belirtmiştir.

Kitabı okurken bir çok yerin altını çizmişim, geriye dönüp çizdiğim yerleri okuduğumda bu kadar vicdandan, ahlaktan, insanlıktan uzak sadece iktidarın devamı için vahşice tavsiyeleri bundan 5 asır önce nasıl bir insan bozması vahşi canavar verebilir? Bilmiyorum.

Aslında Makyavelli sıradan bir insan, filozof, yazardı. Sonuçta kendisi prens değildi. Söylediklerinde de çok büyük oranda haklıydı zira görüşlerini destekleyen örnekleri, fikirlerinin doğruluğunu destekler niteliktedir.

Yazım dili çok yalın olan kitabı herkese tavsiye ederim. Özellikle siyaset ve felsefe ile ilgilenenlere.

Not: Altını çizdiğim yerlerle ilgili yorumlar yaparak yazmak istedim fakat çok uzayacağından ve kitabın genel tekrarı olacağından vazgeçtim.

Kitaptaki fikirlerle ilgili sohbet etmek isterseniz, yorum yazın, karşılıklı fikir alışverişi yapalım.


Rahip – İbrahim Hasan Beygi

Rahip isimli roman, İbrahim Hasan Beygi tarafından yazılmış ve Aykut Pazarbaşı tarafından çevrilmiştir. Önsöz Yayıncılık tarafından basılan bu roman, İmam Ali(as) dönemiyle ilgili bilgiler vermektedir.

Bir roman olarak edebi anlatımı yalın gelse de, özellikle İmam Ali(as)’nin ulvi yönetim tarzını yansıtması açısından okunabilecek bir eserdir.

“Amr b. Âs’ın Makyavelli tarafından tanınsaydı bir üstad olarak kabul edileceği” tespiti bile bu kitaptaki en çok hoşuma giden kısımdır.

Kitabın tanıtım yazısı:

Elinizdeki kitap, Moskova’da yaşayan ve eski el yazma eserleri toplayan bir rahibin hikâyesini anlatmaktadır. Rahip, Tacikistanlı bir gençten el yazma bir eser satın almak ister. Fakat bir takım kimseler de Tacikistanlı gencin elinde olan bu el yazmanın peşindedir ve bu nedenle onu öldürürler. Eser rahipte kaldığından şimdi hedef kendisidir.
Rahip iyice araştırdıktan sonra, bu el yazma eserin 7. yüzyılda yaşayan Amr b. Âs adlı bir kişinin hatırası olduğunu anlar. Amr b. Âs bu hatırasında, Muaviye’nin Şam’daki saltanatını İmam Ali’nin hilafeti ile karşılaştırır. Rus rahip bir yandan peşine takılan kaçakçıları atlatmaya çalışırken diğer taraftan da yazma eseri incelemeye koyulur. Ve bu kovalamaca esnasında İmam Ali’nin 5 yıllık adalet hükümetiyle tanışan rahibin düşünsel serüveni başlar…

Yazar romanını kaleme alırken Nehсu’l-Belâğa ve George Jordac’ın yazmış olduğu İmam Ali; İnsanlığın Adalet Sesi adlı kitabı başta olmak üzere konuyla ilgili kaynaklardan istifade etmiştir.
Kitapları İngilizce, Rusça, Arapça gibi çeşitli dillere çevrilen İbrahim Hasan Beygî’nin bu eseri orijinal dilinde birçok baskı yapmıştır.


Sayfalar:1234567...14